Tokio HoteL
Tokio Hotel.Getgoo.net'e hoşgeldiniz.

Tokio HoteL


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tom Kaulitz - REEBOOK Röportajı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
bubukauLitz*
Deneme Moderatör
Deneme Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 1353
Nerden : T*
Lakap : uzaylı,yabancı,Elayf,obezik.
Kayıt tarihi : 24/04/09

MesajKonu: Tom Kaulitz - REEBOOK Röportajı   Çarş. Eyl. 22, 2010 7:13 pm

Tom Kaulitz & REEBOK röportajı.

Tom ve bir kadın tur otobüsünde?


Aslında bizim grupta nerdeyse hiç kural yok. Aslında bir tane var buda tur otobüsünde kız yasak. Bunun anlamı yarışmanın kazananları için bu bir istisna tur otobüsünde hiç bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Hayır, fotoğraflarımızı burda çekiyoruz fakat diğerleri büyük sır. Bizim iki tane tur arabamız var bunun anlamı grup ta bölünüyor. Georg ve Gustav birine sahip ben ve Bill ikinci otobüse. İki tane bölünmüş büyük odamız, iki büyük yatak var. Köpeklerim baştan bu zaman kadar benimle bunun anlamı birisi tur otobüsünde tamamen dinlenebilir. Biz filmler izleriz, köpeklerimizle yatakta yayılırız..


Tur otobüsleri neye benziyor?

Dürüst olacağım, tur otobüsünde zaman geçirmeyi gerçekten seviyorum. Bence bu harika! İnsan orda kendini evinde gibi hissediyor, bu tekerlekli oturma odası gibi şimdi eşyalarımız için kutular aldık taşınıyormuşuz gibi. Her şey bizimle, mumlar, ev dekorasyonları ve biz genellikle orayı yolda dekore ederiz bunu seviyoruz. Ben ve Bill'in 20 valizi varmış gibi, orda büyük bir dolabımız var v bu gerçekten ev gibi. Bu gerçekten küçük ev.


Tom ve bir kadın tur otobüsünde?Can sıkıntısına karşı napıyorsun?

Şunu söylemeliyim bir keresinde Bill'i kandırmayı denedim. Biz 2 aylık turdaydık ve ben kadınsız asla olamam. Yani ben her zaman onu gizlice kandırmaya çalıştım, ama hiç kimse orada ne olduğunu göremedi. Fakat bizim video oyunlarımız var, Twister oynayabiliyoruz ve oyun tahtasında oynuyoruz bunlar bizim düşündüğümüz şeyler. Ve diğerlerinden sonra park yeri kurallarını bozuyoruz, 11 kamyon ve 6gece aracıyla yola çıkıyoruz, dolayısıyla sürekli gaz istasyonu partisi veriyor gibiyiz!


Apartmanla otobüsün farkı ne? Ne oluyor?

Otobüste uyanmak evde uyanmak kadar harika değil.Turda hep kendimizi belgesel gibi filme alıyoruz, insanlar nasıl yaşadığımızı ve bunun o kadar da parıltılı olmadığını anlasın diye…Çünkü otobüste televizyonumuz var otobüste ama o sonuçta yine de bir otobüs…Bi insan bi yerde iki ay boyunca uyuyunca, başka şeylere saygı duymaya başlıyor.Ve evde olmayı tercih ediyor çünkü zaten sabahları uyandığımızda çok huysuz oluruz.24 saat uyuyabiliriz, eğer alarmı kurmazsam bütün gün uyuyabilirim.Ve çok kutlama yapmıyoruz.Normalde insan biraz içki içmeyi sever, ya da partileri…Ama turda bunu asla yapmıyoruz.Turda sadece nane çayımız ve zencefil çayımız oluyor.Bu daha yararlı.


Otobüste banyo war mı?

Evet , tur için bir tür banyo römorku oluştrmaya izin verdik tabi sadce grubun kullanmasına izin var. Ve ehmm..Evet. bu bir tür römork ve üstünde de bir panjur var bir gizlilk kalkanı gibi ve orada büyük bir duş tropikal bir duş ve lavabo war.Her şey ihtiyacınıza uygun bu şey gerçektn harika tur için extra banyo yapabiliyorz. Çünkü otobüste sadece tuvalet var ve onda da "büyük bir iş" yapmanıza izin verilmiyor. Bu çok iyi değil ama bu aralar fazladan bir banyo römorku yaptıracağız ve harika olacak...


Konser için hazırlıklar? Kurallar?

Konserden önce direk…Ehmm…Salak gibi ses kontrolü yapıyoruz –çünkü ses zaten hep aynı oluyor- Çünkü biz kendi eşyalarımızı yanımızda getiriyoruz, kendi tekniklerimiz, kendi sahnemiz kendi yapımlarımız yanımızda…Ehmm…Hazırlıklarımız her defasında ses kontrolü yapmaktan ibaret oluyor.Bu şu anlama geliyor: her seferinde konser alanına gidiyoruz, akşam her şeyin nasıl olacağına bir bakıyoruz, bir iki şarkı çalıyoruz duyguyu kapmak için.Bunun dışında, sadece sahne arkasında oluyoruz ve röportajlar veriyoruz, ve bir buçuk saat önce –bu altın kuraldır- hepimiz bir odaya toplanıyoruz, sadece birlikte gergin bir şekilde duruyoruz, kimse odaya giremiyor.Sadece birlikte tamamen gergin bir halde duruyoruz.



Georg’un ritüeli?

Georg..Basçımız şovdan önce sürekli tuvalete gitmeye ihtiyaç duyuyor.Bu çok önemli..Onun “büyük bir iş” yapması şovdan önce.Çünkü bu bize şans getiriyo.Bu her zaman böyleydi.Muhtemelen 3000 şova falan çıktık bunca zamandır, ve her seferinde şovdan önce tuvaletteydi.Bu onun koruması gibi bir şey olsa gerek.


Peki ya konserden önce konuştuklarınız?

Belirli konular yok açıkçası, her şey hakkında konuşuyoruz.Çoğu zaman Georg’a yükleniyoruz, birbirimize kızıyoruz, ama kesinlikle birlikte çok gergin oluyoruz.Kesinlikle çok fazla saçmalık oluyor.Kamera olmamalı orda çünkü aksi takdirde b*k gibi konuşuyoruz.


Hiç rockstar’ların nasıl yaşadığıyla ilgili deneyimlerin oldu mu?

Evet elbette…Ben kesinlikle ileriye dönüğüm, çünkü böyle bir tur yaşamına bakıyorum.Ve bu, söylediğim gibi, bu olacağını hayal etmek değil.Her zaman şöyle düşünürdüm “Tamam…Böyle bir tur yaşantısı rahatlatıcı.Akşamları şarkılarını çalarsın ve Halli Galli (çok kolay anlamına geliyormuş) olmaktan uzaktır.Aleme çıkarsın ve partiler vardır.Daha sonra sahne arkasına gidersin, şampanya vardır ve her şey mükemmeldir”
Ama gerçekte sahne arkasına gidersin ve soğuk gri duvarlar görürsün ve çok fazla devam eden bir şeyler yoktur.Küçük bir şeker tabağımız vardır masada, ve ehmm…Evet…İnsanların turların aslında nasıl olduğunu görmesini iyi buluyorum…Ama ilginç olarak başta bunu harika bulabilirsiniz, çünkü daha önce asla turda olmamışsınızdır.Otobüsü görürsünüz ve…Hala hatırlıyorum: ilk kez tur otobüsümüzü gördüğüm zaman, tamamen etkilenmiştim ve şöyle düşündüm: “Bu bomba gibi olacak” Ama o şeyin içinde iki ay uyuduğunuz zaman, ve her şeyini otobüsün içinde yaptığın zaman, onu pek muhteşem bulmamaya başlıyorsun.Ehmm..Ama hala onu iyi buluyorum, bütün bunlar hakkında iyi bir izlenim ediniyorsunuz.Ve gerçekten günlük bir rutin ediniyorsunuz.Her gün tamamiyle farklı olmuyor, günler kesinlikle hep aynıdır, yapman gereken bir şey vardır, her sabah kalkıp işe gitmek gibi…Buluşma yerine geliyorsun sabahları, çoğunlukla duş bile almadan, röportajlardan sonra ses kontrolü yapıyorsun, sonra hep beraber geriliyorsun, sonra Georg tuvalete gidiyor, ve sonra…Büyük Şov!



Dekor/ Çaba?

İnsanlar alana geliyor, sonra konsere, nasılsa öyle yapıyorsunuz.Ne kadar çaba harcadığınızı bilmiyorsunuz.Ve bence bu biraz ilginç 150 insanın sabah nasıl alana girdiğini görmek Herkes kasklarıyla sahnenin ve alanın iki çıkışını da kapatıyor.Sonra ses kontrolü, ışık gösterileri…Aynı zamanda coşkunun ne olduğunu görmek de ilginç, mesela sahneden ayrıldığımız zaman



Oyalanma/Rahatlama??

Bu defa köpeklerimizi de yanımıza aldık, bu gerçekten harikaydı.Bunu uzun zamandır yapmamıştık.Köpeklerle ormana sürebilirsiniz ya da yürüyüşe çıkabilirsiniz, bunun gibi şeyler…Ve bunların arkasında…Ben kesinlikle tutkulu bir sürücüyümdür, bunu havalı buluyorum.Eğer arabam yanımdaysa, bu arabamı otobüsün arkasından sürmesi için birini tutabilirim kendi arabamı sürmek istersem belki diye…Ama çok mesafe kat ediyoruz.Bu turda hiç durmadan 3 gün seyahat ettiğimiz zamanlar oldu.Yani hiç mola vermeden 3 gün boyunca otobüsteydik.Çünkü bazen seyahat etmemiz gerekiyo mesela Meksika’dan…Ehmm…Nereye bilemiyorum ama 3000 kilometre mesafe oluyor belki de daha fazla.Ve böyle bir otobüsle bu çok uzun bir mesafe.
Bir defa tur otobüsümüzü sürmüştüm.Bunu söylememiş miydim? Özel arazide otobüsümüzü bir kere sürmüştüm o mekanın arazisinde…Ve söylemeliyim hiç kolay değildi.


Kıyafet stili?? Seninkiyle kardeşininkini kıyasla.

Nasıl tanımlayabilirim ki? Benimkini tanımlamak için gerekli olan kelime…Ehmm… “Son derece güzel bir görünüş” Evet buna öyle söyleyebilirim.Stilim gerçekten özgürlüğe ihtiyaç duyduğum şey, güzel görünmek zorundayım.Ama hepsinin üstünde, içinde hareket edebilmeliyim ve rahat olmalı.Dar ve bir o kadar da rahatsız edici kıyafet giyenlerden değilim, çünkü bu gerçekten aptal gibi görünmene sebep oluyor.Mesela ikiz kardeşim muz gibi görünüyor yaptığı şeyle ve giydiği dar kıyafetlerle.Bana gelince ben iyi hissetmek zorundayım, evet, sanırım en önemli şey bu.Güzel görünmek ve iyi hissetmek zorundasınız.Kolay…Söylemek zorundayım: bedensel yapım yüzünden son derece bol pantolonlar giymek zorundayım.
Tom’u takım elbiseyle görebilecek miyiz?

Ben zaten hayatımda takım elbise giydim. Özel bir olayda, gözlerden uzak. Şunu söylemeliyim ki, son derece iyi durdu. Gerçekten ne istersem giyebilirim. Ama özel zamanlarımda iyi hissetmeliyim, takım elbiseliyken, bu gerçekten sıkı ve ben son derece kaslı biriyim. Ve.. Böyle bir durumda bende düz bir yer bulmak gerçekten zor. Eğer karar verebilseydim her zaman rahat bir şeyler alırdım.



Bir takım elbiseyle evlenmek? Nasıl görünüyor? Hangi ayakkabıyı seçerdin?[Takım elbiseyle birlikte reebok ayakkabıların?Im...Takım elbise de bol olucaktı zaten?]

Reebok ayakkabılarını giymeyi tercih ederdim takım elbiseyle birlikte.Ama tercihen beyaz bir takım elbise ve beyaz spor ayakkabılar giyerdim.Bunu havalı buluyorum.Özel etkinlikler için hep bunları giyerim, beyaz takım elbise ve beyaz spor ayakkabılar.Gerçekten iyi görünüyor.Demek istediğim takım elbiseyle giyilen ayakkabılar ya da bunun gibi şeyler tarzım değil dürüst olmak gerekirse.


Sahne kıyafetleri hakkında ne düşünüyorsun?

Bu turdaki fark hepimizin sahne kıyafeti olması. Önceki turlarda sadece Bill’in bir sahne kıyafeti vardı yada birkaç tane.Ve benim her gün başka bir kıyafetim vardı. Hayal edebiliyorsunuz, 35 şovunuz da her zaman değişlik kıyafetiniz olduğu zaman bu gerçekten karmaşık oluyor. Sonra şovunuz için 20 tane çanta almak zorunda kalıyorsunuz. Ve şimdi hepimizin sahne kıyafeti var, sahne için ayrıca ve onlar bizim için biraz daha özel, onlar hepimize uyum sağladı. Turumuzun adı ‘’ Welcome to Humanoid City’ bunun anlamı her şey geleceği yönelik. Ve bence Bill, son derece öne çıktı, benim kıyafetim daha sade ve daha çok özel zamanlarda giydiğim kıyafetlere biraz benziyor. Ama evet, bu gerçekten daha geleceğe yönelik, daha acayip…


Ayakkabı tutkun: Spor Ayakkabılar!

Bütün kıyafetlerime uyan bir spor ayakkabı giymek benim için çok önemli.Demek istediğim: bende bütün renkleri var, bütün farklı ayakkabı bağları, spor ayakkabıların her çeşidi…Kaç tane olduklarını bile bilmiyorum ama oldukça var.Artık evimizde bir tür mağaza odası bile var.Bir yere giderken mesela sarı bir tişört giydiysem sarı spor ayakkabılar giymek zorundayım.Tamamen bir uyumluluk içinde olmalıyım.Ve sanırım haftada 10 çift ayakkabı alıyorum



Kadınlardan daha iyi kaçabilmek için mi spor ayakkabıları giyiyorsun?

Hayır pek sayılmaz.Bol pantolonlarım yüzünden hızlı bile koşamıyorum ki zaten.Ehmm…Ama hayır mesele o değil.Dediğim gibi benim için renklerin uyumu önemli.Ve diğerleri bana gülüp duruyor çünkü onların sadece 5 çift ayakkabısı var, benimse…Ayrıca benim ayakkabılarım daima yeni gibi görünür bu da benim için önemlidir.Kirli oldukları zaman yada bunun gibi şeyler..bundan nefret ediyorum.Ve bende her renginden var. Ve mesela ayakkabının kırmızı bağcıkları varsa, yine bu renkte bir kıyafet bulmak zorunda kalırım o zaman.Kıyafetin bir yerlerinde mutlaka kırmızı bir şeyler olmalı yani…


Neden Reebok için çekimlerdesin?

Benim için otantik şeyler yapmak ve bunun içinde olmak önemlidir.Ve bu sahne kıyafetleriyle olmaya benziyor, kişiliğimi yansıtmayan hiçbir şeyi giymem ya da yapmam.Ve benim için…Reebok ayakkabılarını şeyden beri giyiyorum…Yaklaşık 2 yıl oldu…Ve…Ehmm…Yani bu benim için gerçekten önemli.Ve sanırım spor ayakkabılarımın �’i Reebok’tan, bende her renginden var.Harika ayakkabılar yapıyorlar.Ve kesinlikle bunları sergileyebilirim.Bu daima benim için en önemli şeydir, asla kendime zıt olan birşeyi yapmam, takım elbiselerle giyilen ayakkabılar giymek gibi mesela.Bu benim için zor olurdu.


Sanırım kimse bunu kimse senden alamaz? (Ne alakası var bilmiyorum, sanırım kimse sana o ayakkabılardan giydiremez, demeye çalışıyor.)

Evet evet, muhtemelen yaptıramazlar.Ama söylemek zorundayım bende yine de güzel görünürdü.Olay bu: her şey bende güzel görünüyor


Model olmaktan keyif aldın mı? Diğer çekimlerden bir farkı var mıydı? Bu defa teksin..?

Evet kesinlikle.Gerçekten kendinizi dışarı açıyorsunuz burda.Normalde çekimlerde sadece bir iki konu olurdu: kameranın önünde dururdunuz, ve sonra jab jab (muhtemelen kameranın sesini taklit ediyo) ve hepsi çantada.Ama burda kesinlikle kendinizi açıyorsunuz, ama keyif veriyor kesinlikle.Ve hepsinin üstünde, bunları tek başıma yapıyorum, ve bu daha az karışık oluyor diğer üç adam benimle birlikte değilse.Dolayısıyla bu gerçekten harika.Bu fotoğraf çekimleri gerçekten keyif verdi, aynı zamanda burda iyi bir ekip var ve farklı birşeyler –tipik şeyler değil- Ve kendinizi biraz daha açık hale getiriyorsunuz


Neden Reebok’ın bu yeni kampanyası sana uydu?

Evet kesinlikle.Kesinlikle.Tamamen uydu.Aynı zamanda burda yaptığımız şeyin ne kadar iyi olduğunu düşünüyorum, yarışma ve diğer şeyler, insanların bize eşlik edecek olması.Ve grupça, bizim için, hayranlarla bağlantı kurmak gerçekten önemli.Kesinlikle bu çok iyi.Aynı zamanda bir sonraki turumuzda, her şey geleceğe yönelik olacak, albümümüzün adı “Humanoid”, her şey geleceğe yönelik.Bence bu çok iyi uydu, kesinlikle.


Eğer kazanan bir bayan olursa, bunların dışında bir şeyler de olabilir mi?

Bunu bilemem..Şöyle ki, grubumuzda iki kişi kapıldı: basçı ve baterist.Bill de bende hala tekiz.Benim kesinlikle her gün bir başka kız arkadaşım oluyor.Yani bunun benim için anlamı: ne olacağını bilemem.Her şey nasıl gelişeceğine bağlı, eğer aynı dalgadaysanız.Ama kesinlikle ne olacağını bilemem.


Müzik, yaşam şekli, sanat hep birlikte mi?

Sık sık bize soruyorlar ‘’ Nasıl ‘’ bunun üzerine ‘’ Biri mi size bu tarzı verdi?’’ ve bizim için bu son derece önemli, bu eğer Georg’sa ,Gustav’sa bensem yada Bill’de önemli değil. Sahnede nasıl duruyorsak bu 0 biziz. Bill sadece çok çılgın görünüyor ama o hiç kimsenin onun gibi göründüğünü söylemesini istemiyor. Ve bana gelince, ben asla birinin bana ne giymek zorunda olduğumu ya da bir şey giymemi söylemesine izin vermem. Yani, ben konserde ne giyeceğimi bulurum, bu tarz, sanat ve müzik, her şey, hep birlikte olur, çünkü eğer nasıl 0 siz olduğunuzu gösteremezseniz, bu gerçek olmaz, bu her zaman bizim için önemli. Ve bence müzik ile şöyle oluyor, her zaman müzik dinlesem ve sanatçıyı beğenirsem, sonra bu kişinin kişiliğini bilmek isterim ve onu tanımak isterim ve onun tarzı gibi olmak isterim. Çünkü bunun için müzik videoları çekiyorsunuz, çünkü bu sadece birlikte oluyor. Kişi, tarz, müzik, bence bunların hepsi birbirini etkiliyor. Eğer ben kötü bir şey bulursam artık onun hayranı olmam. Yani, ben bir sanatçının hayranıysam yada onun müziğinin sonuç olarak onun kişiliğinin de hayranıyım. O sanatçıyla ilgili her şeyin hayranıyım.


KAYNAK: TIK

_________________
*
Oh No,I'll never let you go.
Oh No,I hate that i need you so...
*







ir|elif|m *
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tom Kaulitz - REEBOOK Röportajı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Tom Kaulitz ~~
» Hilary Duff Röportajı
» Benzin istasyonu saniye saniye..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tokio HoteL :: Grup üyeleri :: Tom Kaulitz-
Buraya geçin: